anasayfa / Vakıf müzeleri ve Yörükler

Vakıf müzeleri ve Yörükler

Türk-İslam sanatının nadide eserlerine ev sahipliği yapan vakıf müzeleri ziyaretçi akınına uğruyor.

Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, ecdat yadigarı binlerce esere sahip olduklarını, bu eserleri korumak ve gelecek nesillere ulaşmalarını sağlamak için müzeler kurduklarını belirtti.

Yurt genelinde, İstanbul Halı Müzesi, Kilim ve Düz Dokuma Yaygılar Müzesi, Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi, Türk İnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi, Akaretler Mustafa Kemal Müzesi, Edirne Selimiye Vakıf Müzesi, Kastamonu Şeyh Şaban-ı Veli Müzesi, Gaziantep Mevlevihanesi Müzesi ve Tokat Mevlevihane Müzesinin yanı sıra Ankara Vakıf Eserleri Müzesi ile Tacettin Dergahı ve Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi olmak üzere 12 vakıf müzeye sahip olduklarını ifade eden Ertem, bu müzeleri geçen yıl 656 bin kişinin ziyaret ettiğini bildirdi.

Ertem, Tacettin Dergahı ve Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi en çok ziyaret edilen müze olurken, bunu Edirne Selimiye Müzesi ile Konya Sahip Ata Müzesinin takip ettiğini söyledi.

BİLMEYENLER İÇİN VAKIF MÜZELERİ
Mimar Kemalettin tarafından Ulus’ta inşa edilen ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce restore ettirilen ”Hukuk Mektebi” binasındaki Vakıf Eserleri Müzesi, Ankara’nın gezilebilecek mekanları arasında yer alıyor.

En eski eseri, 16. yüzyıla ait ejder desenli Kafkas halısı olan müzede, Ladik ve Kula seccadesinden, yıldızlı ve madalyonlu Uşak halılarına, Doğu Anadolu yörük halılarından, çeşitli boy ve oymaklar tarafından dokunan geleneksel kilimlere kadar çeşitli yaygılar sergileniyor.

Birbirinden değerli şamdanlar, Kur’an-ı Kerimler, padişah vakfiyeleri, saatler, hat levhaları, Kabe örtüleri, para keseleri, çini panolar ile ahşap kapı ve pencere kanatları, ahşap panolar ve kürsü gibi Türk ahşap-oyma sanatının seçkin örnekleri de müzede yer alıyor.

Tacettin Dergahı ve Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Savaşı sırasında I. TBMM Burdur Mebusu iken, kendisine büyük hayranlık duyan Tacettin Şeyhi tarafından selamlık bölümü kendisine tahsis edilen bu evde yaşamış ve İstiklal Marşı’nı bu evde yazmıştır.

Bu ev 30 Ekim 1949 tarihinde Şehir Meclisi kararı ile Mehmet Akif Ersoy Evi adını almış ve müzeye dönüştürülmüş ise de bakımsız kalmış ve zamanla harap olmuştur.

Hacettepe Üniversitesi Merkez Kampüsü’nün kuruluşu sırasında, Rektör Prof. Dr. İhsan Doğramacı yapının eski durumuna sadık şekilde onarımını sağlamış ve yapı ziyarete açılmıştır.

Yapının geçen yıllar içinde yıpranan kısımlarının yeniden onarılması için Üniversite Rektörlüğünün teşebbüsü ile 1982 yılında Kültür Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türkiye Diyanet Vakfı ve bazı özel şahısların katkıları ile bir fon oluşturulmuş ve binanın onarım ve döşemesi tamamlanarak 27 Aralık 1984 günü yapılan bir törenle yeniden ziyarete açılmıştır.

Müzede, Mehmet Akif Ersoy’a ait fotoğrafların yanı sıra Ersoy’un cep saati, gözlük, tespih, tüfek ve büyük şairin yüzünün kalıbı müzede teşhir edilen manevi değeri yüksek eserler arasında yer alıyor.

PADİŞAH YAPIMI RAHLELER
Padişahların yaptığı rahleleri ve hat eserlerini görmek isteyenler, İstanbul’da Beyazıt Medresesi içinde yer alan Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesini ziyaret edebilir.

Müzede, Sultan II. Abdülhamid tarafından yapılan ceviz ve gül ağacından rahlelerle, Vahdeddin Efendi, Sultan Abdülmecid, III. Ahmet ve II. Mahmud’un hatları teşhir ediliyor.

Müzeyi ziyaret edenler, kutsal emanetler bölümünde orijinal Kabe Kapısı örtüsü, Kabe iç örtüsü, Sakal-ı Şerif, Hazreti Muhammed’in kabir toprağı ve Kuşağı Şerifi’nin bir parçasını da görebiliyor.

Sultanahmet’teki Halı Müzesinde de Anadolu’nun en nadir halıları ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Müzede, XIV. yüzyıldan günümüze gelen Anadolu Beylikleri dönemine ait örnekler de bulunuyor.

Sultanahmet Camisi’nin altındaki fil ahırları bölümünde yer alan Kilim ve Düz Yaygılar Müzesi’nde de vakıf camilerinden seçilmiş kilim, sicim ve zili dokumalarla Osmanlı saray ve çadır kilimleri üç ayrı salonda sergileniyor.

MUSTAFA KEMAL MÜZESİ
İstanbul Beşiktaş Akaretler’de yer alan ve Atatürk’ün annesi, kız kardeşi Makbule hanım ve manevi oğlu Abdürrahim Tuncak’ın 1912-1919 yılları arasında kaldığı ev, müzeye dönüştürülerek geçen yıl açıldı.

Üç katlı evin, Atatürk’ün İstanbul’da kiraladığı ilk ev olduğu ve Atatürk’ün Balkan ve I. Dünya savaşları sırasında cephelerden ayrılıp İstanbul’a geldiği günlerde bu evde kaldığı biliniyor.

Müzenin girişinde, Atatürk’ün vakıflar üzerine söylemleri, Atatürk ve vakıflar, çocuk alanı, Akaretlerin vakfiyesi, mimarı, inşası, kullananlar ve ünlüleri anlatılıyor. Birinci katta, Balkan Savaşları ve göç, Çanakkale’de Mustafa Kemal, Mustafa Kemal’in çalışma odası canlandırmaları bulunuyor. İkinci katta, Mustafa Kemal ve ailesi, yazdığı mektuplar, İstanbul’daki son günleri anlatılıyor.

ANADOLU’DAKİ VAKIF MÜZELERİ
Edirne’deki Selimiye Camisi Külliyesi içinde bulunan ve Mimar Sinan tarafından 1569-1575 yılları arasında yapılan Dar’ül Kurra Medresesi, tarihi yapısına uygun şekilde restore edildikten sonra müze olarak hizmet veriyor.

Müzede, camilerde kullanılan çini, şamdan, alem, sancak, saat, rahle, ahşap kapı kanadı, Kur’an muhafazası, mermer kitabe, hilye, berat, hatlı levha ve el yazması gibi eserler sergileniyor. Osmanlı döneminde medrese olarak kullanılan müzenin bir bölümünde bir müderrisin talebeleri ile ders verme durumu, mankenlerle canlandırılıyor.

Gaziantep’te Türkmen ağalardan Mustafa Ağa tarafından 1639 yılında yaptırılan Mevlevihane restore edilerek, müze haline getirildi. Mevlevilik kültürü ile Türk vakıf hat sanatlarından örneklerin bulunduğu müzede, arakiyye, sikke, istiva, tennure, hırka, kemer ve habbesi ile Mevlevi dervişlerinin kıyafetlerinden örnekler sergileniyor. Mevlevi dervişlerinin maketlerle canlandırıldığı müzede, sazendelerin ney ve bendiri ile ruh kattığı bir sema ayini tasvir ediliyor.

Konya’daki Sahip Ata Vakıf Müzesi, 13. yüzyılın izlerini günümüze taşıyor. Selçuklu Veziri Ata Fahrettin tarafından mescit, türbe, hanigah ve hamam olarak yaptırılan külliye, geçirdiği restorasyonun ardından, Konya’daki camilerde bulunan yaklaşık 200 bin halı, kilim, seccade, çini ve şamdan gibi eserlere ev sahipliği yapıyor.

Restore edilerek vatandaşların ziyaretine açılan Kastamonu’daki Şeyh Şaban-ı Veli Vakıf Müzesi’nde, çevre illerdeki vakıf cami, medrese, han, türbe, hamam ve külliyelerden toplanan halı, kilim, Kur’an-ı Kerim, hat levha, kandil, mumluk, şamdan, buhurdan, sadaka taşı gibi antik ve tarihi değer taşıyan eşyalar sergileniyor.

Evliya Çelebi’nin seyahatnamesine de konu olan Tokat’taki mevlevihane de yüzyıllar öncesinden günümüze gelen ata mirasları arasında yer alıyor.

hakkında yorukcadiri

Ayrıca bakınız

Binlerce Yörük Almadüzü Şöleninde Bir Araya Geldi

Binlerce Yörük Almadüzü Şöleninde Bir Araya Geldi Bu yıl 2. düzenlenen Almadüzü Kuruçeşme Yörük Şöleninde …

Yorum Yapabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: